Çift Fonksiyonlu Derin Dondurucu

                                                       

İlk önce çift fonksiyonlu derin dondurucunun ne demek olduğu ile başlayalım, zira ilk duyduğumda ne anlama geldiğini ben de anlayamamıştım. Klasik derin dondurucular sadece “derin dondurma” yapıyor, yani içlerindeki tüm gıda ve besinleri -16 / -24 arasındaki bir sıcaklıkta depoluyor. Bunun avantajı, bu sıcaklıkta hemen tüm besinlerin kullanım ömürlerinin son derece uzun olması. Yani yazın dondurduğunuz bir gıdayı, kışın ilk günkü tazeliği ile tüketebiliyorsunuz. Ancak derin dondurma uzun süreli bir çözüm ve kısa sürede tüketmeniz gereken gıdalar için yeterince pratik değil. Aynı şekilde, su oranı yüksek besinler (karpuz, üzüm, vs.) derin dondurma işlemi için pek uygun değil, zira içlerindeki su kristalleşiyor ve gıdanın lezzeti bundan etkileniyor. Bu türden gıdalar için derin dondurucu değil, “soğutucu” kullanmak gerekiyor.

İşte çift fonksiyonlu derin dondurucu modelleri, tam olarak bu işe yarıyor. İstediğiniz zaman soğutma, istediğiniz zaman da derin dondurma yapıyorlar. Bu yüzden, kelimenin tam anlamıyla her besin türü ve her depolama amacı için uygunlar. Ancak, piyasada kaliteli bir çift fonksiyonlu derin dondurucu modeli bulmak oldukça zor. İşte bu nedenle uzun araştırmalardan sonra Uğur Soğutma’ya ait UED 7246 DTK modelinde karar kıldım. Uğur Soğutma’nın bu sektörde 60 yılı aşkın bir deneyimi var ve gerçeği söylemek gerekirse, kayda değer bir rakibi de bulunmuyor. Nitekim UED 7246 DTK’yı birkaç aydan bu yana kullanıyorum ve son derece memnun kaldığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Her şeyden önce, bu bir dikey derin dondurucu model. Yani görünüm ve kullanım olarak klasik buzdolaplarına benziyor. 261 litre brüt iç hacmi var ve en kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli. Derin dondurma, soğutma ve sıfır derecede saklama özellikleri bulunuyor. Besinlerinizi kullanılan moda göre +3 / -24 sıcaklık aralığında depolayabiliyorsunuz. No frost özelliğine sahip olan çift fonksiyonlu derin dondurucu, aynı zamanda A+ enerji sınıfına ait, yani çok az elektrik harcıyor. Ön kapağı üzerinde bir LED ekran var ve tüm ayarları (kapağını açmaya gerek kalmadan) bu ekranı kullanarak yapabiliyorsunuz. Ben Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasını kullanarak satın aldım (https://satis.ugur.com.tr/) ancak Türkiye çapındaki bayilerden de alabilirsiniz. Bir derin dondurucu almaya niyetliyseniz, çift fonksiyonlu bu modele muhakkak bir göz atmanızı öneriyorum, kesinlikle pişman olmazsınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

1 Ekim 2015 Perşembe

MiS GiBi OLMAK



Mis gibi olmak ne kadar hoş bir kavram, misler gibi kokmak...
Sadece güzel koktuğu için enerji veren insanlar vardır, bir gerçeklik.
Temiz olmak sırf bu ışıltıyla, adeta "beni sık, pıs pıss lütfen" diye bağıran parfümleri satın almakla olmuyor tabiki, öncelikli olarak vücut temizliğine, sık sık banyo yapmaya özen göstermemiz lazım.
Ne kadar çok insana sesimizi duyurabilirsek o kadar iyi bence, adeta bir kamu spotu gibi bu düşünceyi yaymakta vatana millete fayda olduğunu düşünüyorum. Aksi taktirde kapalı alanlarda, dolmuş,  hastane, cafe hiç farketmez, karşılaştığımız kötü "kokanlar" yüzünden moralimiz bozulur, abartmak gibi olsun ama günlük yaşam kalitemiz bile düşer.

Banyomuzu alıyoruz, temizliğimiz bittikten sonra ancak o şekilde sıra geliyor parfümlenmeye.
Temiz olmayan vücutta parfüm daha da ağırlaşır, hiç sıkılmasın daha iyi.
Hiç unutmuyorum, üniversitede yine bir "kokan" vakasıyla derslikte burun buruna gelmiştik, burun buruna diyorum çünkü bir kaç arkadaş yanımızda ne kadar dudak balmı, kolanya, parfüm ve türevleri varsa burnumuza sürüp ortam kokusundan kendimizi korumaya almıştık, sonuç burunlarımız tahriş olmuş, ders veren hocamız daha fazla dayanamayıp dersliği terk etmişti.
Buda böyle bir anıydı işte.

Her şeyin yanı sıra en sevdiğim de koku hafızasıdır, geçmişimizin herhangi bir zamanında eğer bir koku ile özdeşleştirdiğimiz anımız varsa, nerede olursak olalım hoppp aklımıza düşer. Anılarını seven bir insanım, ondandır bloğumun da vintage lı olması, tutar getiririm eskipüskü (değerli) ne varsa, paylaşırım.

Özenli bir şekilde dizdim parfümlerimi, en sevdiklerim: My BURBERRY, ACQUA di GIAO ve VICTOR ROLF. Her mevsime , sabah-akşam kısaca her saate uyan kokular bunlar benim için. Bunların yanı sıra biten La Vie est Belle ve kışın kullanmamı bekleyen YVES ROCHER VANILLE NOIRE ve  TENDRE JASMIN de arka sıralarda göze çarpmakta. En öndeki minnak kırmızı kutucuk ise L'OCCITANE in Rose katı parfümü.

Sadece marka parfümleri buraya dizmem burjuvalığımdan değil, bilakis bir cildin  reaksiyon gösterebileceği her türlü alerjiye sahip olmamdandır (Belirtmeden geçemedim).

My BURBERRY hakkındaki fikirlerimi bir önceki paylaşımımda yazdım, incelemek isterseniz burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz, yorum yazarsanız da kısa süre içerisinde dönüş alacağınızı bildirmekten kıvanç duyarım :)

Önümüzdeki günlerde sırayla resimdeki tüm parfümlerle ilgili bir inceleme yazısı derleyip paylaşacağım.

Sevgiyle,
Mis gibi kalın,
EK

Linke tıklayarak Gmail hesabınız ile bloğuma üye olabilirsiniz :

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder