9 Ocak 2016 Cumartesi

CHANEL ROUGE ALLURE - RUJ iNCELEMESi


Merhaba!
Ocak ayı tüm hızıyla geçip gidiyor. Bu hafta sonunun özel bir konuğu olsun istedim.
Chanel Rouge Allure - 119 Captivante ; rengi, dokusu, görünüşü ile benim gönlümü fethetmiş bir ruj.
Biz kadınlar bakımlı ve süslü olmanın yanı sıra azıcık da lüksü pek severiz. Azıcık ve pek arasındaki ince çizgi ne kadar sevdiğimizi tanımlamıştır sanırım :) Kabına vurulmadım desem eksik anlatmış olurum. Chanel Allure rujun tamamını içine alan siyah asansör kapağı ile çok kibar duruyor.
Chanel'in bu serisindeki rujlar nemlendirme ve bakım vadediyor. Gerçekten de kolay sürümüyle, verdiği nemle, dudaklarınızı saatlerce yumuşacık yapıyor. Parlak bir ruj olmamakla birlikte, kendiliğinden sedefli bir görünüşe sahip. Bana çok kaliteli bir lip balm'ın sanki renklendirilmiş, sedeflendirilmiş hali gibi geliyor ancak kesinlikle balmlarda olduğu gibi bir yapışkanlık hissi bırakmıyor. Bundan dolayı da, sürdükten sonra dudağımda ruj olduğunu genellikle unutuyorum, yapısı da incecik.
Bendeki rengi  Captivante; kahverengilik, şeftalilik içeren bir renk. Daha önce bir kaç rengini daha denedim, en sevdiğim özelliği abartısız rengi oldu diyebilirim. Öyle ki sürdükten hemen sonra dudağınızla kolayca bütünleşiyor. Bir kaç kat daha geçerek yoğunluğunu istediğiniz ölçüde arttırabilirsiniz. 
Kalıcılığına gelecek olursak, Mac rujlar kadar sabit kalmıyor ne yazık ki. Ama ben bir rujdan kalıcılık adına çok fazla bir şey beklemiyorum. Sonuçta 4-5 saatte bir bir şeyler yediğimizi ve ağzımızı yıkadığımızı farz edersek zaten rujları tazelemek gerekiyor.


Ben fotoğraflardaki rengine bakarak asla bir ruj satın almam, o sebeple de rengini daha yakından çekmedim. Bence satın almadan önce rengini her koşulda denemek gerekiyor. Ten renklerimiz farklı olduğu için zaten hiçbirimizde aynı durmuyor rujlar. Aklınızda kahverengimsi şeftalilik barındıran bir ruj denemek varsa Allure serisinden 119 numarasını deneyebilirsiniz. Renginden çok yapısı ve doğal duruşunun ilginizi çekeceğine eminim ne de olsa Chanel'in renk skalası geniş, seveceğiniz bir renk elbette bulursunuz. 
Chanel ürünlerine Sevil ve Sephora mağazalarından ulaşabilirsiniz. Rujun bana göre tek eksi yanı fiyat olarak ortalamanın biraz üzerinde bir ruj olması. Chanel ürünlerinin hiç bir zaman indirime girmediğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. 
Kısaca; kendinizi şımartmak isterseniz Chanel'e bir göz atın derim.
Denediyseniz eğer, sizlerin de bu ruj hakkındaki görüşlerini merak ediyorum. Aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz.
Keyifli bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.
Sevgiyle kalın,
EK

Aşağıdaki linke tıklayarak Gmail hesabınız ile bloğuma üye olmayı unutmayın:


6 Ocak 2016 Çarşamba

WET'N WILD MEGA CLEAR KAS SEKiLLENDiRiCi MASKARA



Merhaba!
Kaş şekillendirme konusu kalın kaşlar moda oldu olalı pek bir gündemde. 
2000'lerin başında hiç böyle dertlerimiz mi vardı? Herkesin arşivinde silemediği bir yay kaşlı fotoğrafı vardır elbette :) Neyse, bu zalim, oynak kaşlarımız gün gelir durdukları yerde duramazlar, hemencecik iniverirler. İşte bu gibi zamanlarda sabitlenmeye ihtiyaçları vardır.
Kaş sabitlemek için bazı markalarda renkli ve şeffaf olmak üzere çeşitler mevcut. Aslında bu şeffaf maskaraları pek çoğunuz lise yaşlarından hatırlar. O zamanlar renkli makyaj yapmaz, nivea  lipbalm eşliğinde kirpiklerimize de belirgin gözüksün diye ara sıra bunun gibi maskaralardan sürerdik. Tırnaklarımıza sürdüğümüz renksiz parlatıcıyı ve kontrol sırasında nasıl soyduğumuzu da hatırlattıktan sonra konumuza geri dönüyorum :)
Uygun fiyatlı markalar arasında ben en çok Wet n Wild' ın şeffaf maskarasını seviyorum. Gratis mağazalarından indirim yokken bile 10 TL gibi bir fiyata sahip olmanız mümkün tabi indirim zamanında sanki savaş çıkmış ve kurtarılması gereken en önemli şey makyaj malzemesiymiş gibi 3'er 5'er stoklayan insanlardan geriye alabileceğiniz bir maskara kalırsa :) 
Eğer kaşlarınız seyrekse, aralarındaki boşlukları renginize uygun bir kaş kalemi ile doldurduktan sonra da bu maskarayı kullanabilirsiniz. Ben kaşlarımı doldurmadan, sadece sabitlediğim için önerebileceğim bir kaş kalemi henüz yok, ancak renkli kaş şekillendirici olarak Mac'in suda çıkmayan sabitleyicisi ile ilgili de yakın zamanda başka bir inceleme yazısı hazırlayacağım. 
Tüm bunlar dışında Wet n Wild şeffaf maskaranın yapısı yoğun ve bu sayede hızlı hızlı uygulasanız bile dağılıp akmıyor. Yalnızca dikkat etmeniz gereken şey üst üste bir kaç kat sürmemeniz. Tek katta zaten yeterince kaşlarınızı sabitliyor. Fazla uygulandığı taktirde kuruduktan sonra uhu gibi bir görünüm oluşabilir, bunu da hiç birimiz istemeyiz. Kokusu çok keskin değil. Fırçası da Essence markasının daha likit olan kaş şekillendiricisi ile kıyaslandığında fazla seyrek değil ancak yeterli ölçüde tarayıp şekillendirmenize yardımcı oluyor. Ayrıca Wet n Wild'ı Mac'in Browset'indeki şeffaf maskaraya da uygun fiyatlı muadil olarak gösterebiliriz.
Kısacası; kaş şekillendirici maskaradan eğer renksiz ise zaten kaşımızı sabitlemesi ve kuruyunca doğal görünmesi dışında pek bir şey beklemememiz lazım. 
Haydi kızlar kaşlar havaya!
Sevgiyle kalın,
EK


Aşağıdaki linke tıklayarak Gmail hesabınız ile bloğuma üye olmayı unutmayın:

4 Ocak 2016 Pazartesi

VINTAGE- BiR FiNCAN SUKULENT


Herkese merhaba!
Bu ayki ilk vintage paylaşımım anneannem ve dedemi kendi kalbimde birleştirdiğim bir fincan sukulent oldu.
Yeni yıl ve yeniliklerden bahsederken bir tarafım da antika, anısı olan ne varsa onları sevmeye devam edecek gibi gözüküyor :) Bundan 6 sene önce üniversite için Ankaraya yerleştiğimde tonton anneannem kendi çeyizinden tek tük, bir kaç tane kalan kahve fincanlarını bana verdi. "Aman eski püskü zaten ne olacak, dönerken kırılmış olur, atarsın" diye de ekledi. O gün bugündür şu iki kahve fincanı benim en kıymetlilerimden oldu. İzmire dönerken özenerek sardım, bavula bile koymaya kıyamadan elimde taşıdım. Hala  kırılmadıklarını, özelliklede evimizde onlar için özel bir yer ayırdığımızı görse elbet duygulanırdı. Gelelim bu kahve fincanlarının sukulentlerle buluşmasına. Fincanlar anneannemden olduğuna göre çiçekler dedemden olmazsa olmazdı. Koskoca bahçesinden yıkılmadan önce kurtarabildiğim tek çiçeği bu oldu. Bir dal aldığım sukulent, çoğaldı da çoğaldı. Dedem görse nasılda çocuklar gibi sevinirdi... 


Bu arada, yetiştirmek isteyenler için bu sukulent türünün adı :
Graptopetalum Paraguayense.
Yapraklarında oldukça su tuttukları için çok sık sulanmaya ihtiyaç duymuyorlar. Yaşamaları için en önemli koşul gün ışığı ve özel sukulent toprağı. Soğuğa karşı gayet dayanıklılar, ancak toprakları kurumadan sulamamak gerekiyor. Üstteki resimde de görüldüğü gibi bu çiçeğin çoğaltılması çok kolay. Nazikçe dokunarak koparttığınız bir yaprağı toprağının üzerine bırakın, o  kendiliğinden köklensin ve büyüsün. Ben her ay fincanlarıma bıraktığım yaprakları büyüdüklerinde daha uygun bir saksıya alarak sirkülasyon yapıp çoğaltıyorum.
Anlayacağınız, vintage fincanlarımdan sukulentlerim hiç eksik olmuyor.


İnsanın içinde sevgi olduktan sonra yetiştiremeyeceği çiçek yoktur. En güzel hediye de, el emeği, göz nuru olarak nitelendirebileceğiniz herşeydir! En güzel miras vefadır! 
 Başka paylaşımlarla görüşmek üzere.
Sevgiyle, iyilikle kalın,
EK

Aşağıdaki linke tıklayarak Gmail hesabınız ile bloğuma üye olmayı unutmayın:


2 Ocak 2016 Cumartesi

YENi YIL x 4 HERKESE MUTLU OLSUN - HAPPY NEW YEAR


2016 yılında da mutlu anılara sahip olmak yine kendi elimizde!
Karar vermekten,
Yalnızca umut veren, huzur veren insanları yakınınızda tutmaktan,
Gülmekten,
Hayal kurmaktan,
Sevmekten,
Sarılmaktan,
Merhametli olmaktan,
En önemlisi de kendiniz olmaktan vazgeçmeyin!
İşte o zaman masallarınız gerçek oluyor <3
2016  yılında paylaşacak çok şeyimiz olacak.
Şimdi motive eden bir kaç oyuncağım, sıcacık çayım, parıl parıl ajandam, planlayacak çok şeyim var.
Sevgiyle kalın,
EK

We have a chance to be happy in the new year again!
Make decisions,
Keep the people who make you feel peace and hope,
Laugh,
Dream,
Love,
Hug,
Have mercy on people,
Especially, don't give up being yourself!
Thus, your fairy tales come true.
We have many things to share in 2016.
Now, I have toys motivating me, a hot cup of tea, a glittering agenda and many things in my to-do-list.
With love,
EK