Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.

Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor. 

                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 

                                             

Bir boomads advertorial içeriğidir.

9 Ocak 2016 Cumartesi

CHANEL ROUGE ALLURE - RUJ iNCELEMESi


Merhaba!
Ocak ayı tüm hızıyla geçip gidiyor. Bu hafta sonunun özel bir konuğu olsun istedim.
Chanel Rouge Allure - 119 Captivante ; rengi, dokusu, görünüşü ile benim gönlümü fethetmiş bir ruj.
Biz kadınlar bakımlı ve süslü olmanın yanı sıra azıcık da lüksü pek severiz. Azıcık ve pek arasındaki ince çizgi ne kadar sevdiğimizi tanımlamıştır sanırım :) Kabına vurulmadım desem eksik anlatmış olurum. Chanel Allure rujun tamamını içine alan siyah asansör kapağı ile çok kibar duruyor.
Chanel'in bu serisindeki rujlar nemlendirme ve bakım vadediyor. Gerçekten de kolay sürümüyle, verdiği nemle, dudaklarınızı saatlerce yumuşacık yapıyor. Parlak bir ruj olmamakla birlikte, kendiliğinden sedefli bir görünüşe sahip. Bana çok kaliteli bir lip balm'ın sanki renklendirilmiş, sedeflendirilmiş hali gibi geliyor ancak kesinlikle balmlarda olduğu gibi bir yapışkanlık hissi bırakmıyor. Bundan dolayı da, sürdükten sonra dudağımda ruj olduğunu genellikle unutuyorum, yapısı da incecik.
Bendeki rengi  Captivante; kahverengilik, şeftalilik içeren bir renk. Daha önce bir kaç rengini daha denedim, en sevdiğim özelliği abartısız rengi oldu diyebilirim. Öyle ki sürdükten hemen sonra dudağınızla kolayca bütünleşiyor. Bir kaç kat daha geçerek yoğunluğunu istediğiniz ölçüde arttırabilirsiniz. 
Kalıcılığına gelecek olursak, Mac rujlar kadar sabit kalmıyor ne yazık ki. Ama ben bir rujdan kalıcılık adına çok fazla bir şey beklemiyorum. Sonuçta 4-5 saatte bir bir şeyler yediğimizi ve ağzımızı yıkadığımızı farz edersek zaten rujları tazelemek gerekiyor.


Ben fotoğraflardaki rengine bakarak asla bir ruj satın almam, o sebeple de rengini daha yakından çekmedim. Bence satın almadan önce rengini her koşulda denemek gerekiyor. Ten renklerimiz farklı olduğu için zaten hiçbirimizde aynı durmuyor rujlar. Aklınızda kahverengimsi şeftalilik barındıran bir ruj denemek varsa Allure serisinden 119 numarasını deneyebilirsiniz. Renginden çok yapısı ve doğal duruşunun ilginizi çekeceğine eminim ne de olsa Chanel'in renk skalası geniş, seveceğiniz bir renk elbette bulursunuz. 
Chanel ürünlerine Sevil ve Sephora mağazalarından ulaşabilirsiniz. Rujun bana göre tek eksi yanı fiyat olarak ortalamanın biraz üzerinde bir ruj olması. Chanel ürünlerinin hiç bir zaman indirime girmediğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. 
Kısaca; kendinizi şımartmak isterseniz Chanel'e bir göz atın derim.
Denediyseniz eğer, sizlerin de bu ruj hakkındaki görüşlerini merak ediyorum. Aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz.
Keyifli bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.
Sevgiyle kalın,
EK

Aşağıdaki linke tıklayarak Gmail hesabınız ile bloğuma üye olmayı unutmayın:


2 yorum :

  1. Merhaba, hem çektiğiniz fotoğraflara hem de anlatım şeklinize bayıldım. Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim , sevgiler.

    YanıtlaSil